Misafirlerimizi dün de Saklıkent ve Tlos'a geziye, akşam da Tlos'la özdeşleşmiş alabalık yemeye götürdük.Saklıkent'e bu sene ilk defa gidişimdi ve geçen seneye göre su miktarının artmış olduğunu görmek beni çok sevindirdi.Çünkü bizim çocukluğumuzda iplere tutunarak geçilen Saklıkent kanyon ağzını geçen sene elimizi kolumuzu sallayarak geçmiştik.Bir de bu sene kanyon içindeki kafeleri, gözlemecileri kaldırmışlar;rant kavgası olmaması için fakat böyle de çok kötü ve bakımsız bir hale gelmiş. Misafirlerimiz de daha önce Saklıkent'e geldikleri ve suyun soğukluğunu bildikleri için karşıya geçmedik. Kenardan geçenleri izleyip döndük 🙂

Saklıkent'ten sonra Tlos'a yola çıktık; yolların virajlı ve dik olması nedeniyle ; ben, arabanın vitesi ve freni arasında bir arbede yaşandı 🙂 Kazasız belasız yolumuza devam ederek Şelale Yaka Park'a alabalık yemeye gittik. Şelale Yaka Park , Tlos'taki bir kaç alabalığı çiftliğinden birisi; bu çiftliklerde akan suların üzerine yeşillikler arasına tahta köşkler kurulmuş ve sizlere doğayla iç içe tereyağında (ben ki tereyağı yemem) alabalık yeme keyfi sunuluyor.Eğer yolunuz düşerse, ben de buralarda olursam bekleriz efendim 🙂

Neyse yediğimiz,içtiğimiz bize kalsın ; gezip gördüklerimiz, fotoğraflarımız sizin olsun diyerekten yazımı bitiriyorum 🙂

(Toplam 223 defa okundu )
basakesin yazdı!
Elektronik ve Haberleşme Yüksek Mühendisi, doktora öğrencisi, araştırma görevlisi, profesyonel öğrenci... Daha detaylısı için buradan buyurun.